26 Ağustos 2012 Pazar

konya...

2 haftadır konyadayım.
bir yandan tatil yapma arzusu, bir yandan da para kazanma zorunluluğu üzerime iyice binmişti.
borçlarımın artması ile birlikte girdiğim işimden, kaldığım evdeki sorunlardan dolayı çıkıp konyanın yolunu tutmuştum. 
otobüste kafamdaki soru işaretlerini çözmek için çabalıyordum. 
ne yapacağım, nasıl olacak gibi sorulardı bunlar.
konyaya vardığımda otogarda karşıladılar ve evin yolunu tuttum.
öyle bir yer ki burası, yolları, hastaneleri, binaları gayet modern bir şehir görüntüsünü çiziyor.
tüm yollar -şehir içi dahil - 3 şeritti. 
ayrıca büyükşehir belediyesi'nin yaptığı bisiklet otomatları, şehir içinde kısa mesafelere gidecekler için bu zamana kadar gördüğüm en akılcı ve çevreci çözümlerden biri idi.
dış görünüşü ile avrupa şehir olmaya aday gösterilebilecek kadar iyi olan Konya'da, insanların kafalarını değiştirmek çok zor. 
kadının hala 2. planda kaldığı bu şehirde, minibüslerde bile yer vermek için bayanın omzuna dokunmak bile terslenmek için yeterli bir sebep.
alkollü içecek tüketmek isteyen biri, büyük AVM lerde tobacco shop'lardan alışveriş yaptıktan sonra. ışık dahi geçirmeyen siyah kalın poşetlere içkilerini koyuyorlar. 
siyah poşetlerin ne anlama geldiğinin herkes farkında. karşıdan gelen insanların elimdeki poşeti gördüklerinde yüz ifadeleri ve ağız ucu ile söylenmeleri bazen "ben mi yanlış yapıyorum ?" sorusunu sormama neden oluyor kendime. 
bir bayanın askılı yada kısa kollu t-shirt giymesine bakışları ile tepki veren diğer kadınlar, sürekli bir mahalle baskısı kurma çabasında. 
....
kaldığım yerde bir yandan da bebek telaşı var. 
erkek bir kuzenim olacak 4. hafta sonra... 
büyük bir heyecan kapladı bile ailenin tüm fertlerini. 
her gün yeni birşeyler alınıyor. 
şimdi ise sırada bebek şekerleri var.
akılcı çözümler üretmeye çalışıyorum. 
hem ucuz hemde şık. 
kumaşlar buldum. 
ipler, kurdelalar vs. 
birşeyler deneyeceğim. 
umarım güzel birşeyler çıkarabilirim. 
....
yine geceyi 02.00 yaptık. 
uyku bastırdı yine..
sağlıcakla...

Hiç yorum yok: