24 Eylül 2012 Pazartesi

Ben bir küçük cezveyim (1)

Yaklaşık bir aydır Konya'daydım.
Bursa'dan sonra ilk defa bu kadar uzun farklı bir şehirde kaldım.
Bursa- Konya yolculuğumu Kamil Koç otobüs firması ile yaptım ve mola yerlerinde bir çok farklı tadı deneme fırsatım oldu.
Kütahya'da durduğunda mutlaka Kütahya Porselen'in hediyelik mağazasına uğramak gerek. Her bütçeye göre uyan porselen hediyelik eşyalar ve çini süslemeler görülmeye değer.
En anlamlısı ise üzerinde M. Kemal Atatürk'ün imzası bulunan kahve fincalarıydı.
Daha sonraki mola yeri Afyon'du. Afyon şehrine daha önce gittiğimde şehrin içinde yer alan konaklarda kahvaltı yapma fırsatı bulmuştum. Bu sefer ise terminalde camların arkasında lokum yapılışını izlerken ikram edilen lokumların tatlarına bakma fırsatına sahip olmuştum.
Tamamen organik olarak yapılan lokumlardan özellikle en ilginç ve lezzetlisi 3-4 gün saklama imkanı olan manda kaymaklı lokumdu.  

Sultani ve Sade çeşitleri olan kaymaklı lokum, görünüşü ile mest etmenin yanında damaklarda bıraktığı manda kaymağının lezzeti ile favorim oldu bile.
Ayrıca kahve ile birlikte ikram edilebilecek kahveli ve vanilyalı lokumları da pek de fena değil.
Fiyatları da çok uygun. Ortalama fiyatları 10-18 TL arasında değişiyor.
Afyona gidip özellikle sucuklarını da demeden olmaz tabi...
Onlar ise  baharatı ile kıvamı ile başlı başına bir şaheser.

Konya'ya gidip mevlana görmeden dönmek olmaz. Tasavvuf yolunda aydınlanmış, tüm dinlerin özünün bir olduğunu, tanrıyı içimizde aramamız gerektiğini anlatan Mevlana;
"gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel..."
diyerek herkesi dergahında ağırlıyordu. Konya'ya yolunuz düşerse o mükemmel yer mutlaka gidilip görülmeli.

Ayrıca Konya otogarında satılan mevlana heykelcikleri ise uygun fiyatları ile sevdiklerinize küçük bir anı olarak verebileceğiniz hediye olabilir.
Şimdilik bu kadar...


Hiç yorum yok: